Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/8074 E. 2013/18243 K. 12.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8074
KARAR NO : 2013/18243
KARAR TARİHİ : 12.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 142/2-d. maddesi uyarınca uygulama yapılırken TCK’nın 61/1. maddesi uyarınca suç konusunun önem ve değeri ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre alt sınırdan ayrılınmasında değişik gerekçe ile bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın suç tarihinde müştekilerin birlikte kaldığı eve pencere camını sert bir cisimle zorlayıp açtıktan sonra evden müştekilere ait bir kısım değerli eşya ile birlikte müşteki …’e ait otomobilin anahtarını da aldıktan sonra evin önünde kilitli park halde bulunan aracı bu anahtarla çalıştırıp götürme şeklinde gerçekleşen eylemin benzer bir olay nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2007 tarih, 2006/195-197 sayılı kararında da belirtildiği üzere araya zaman aralığı girmeden ve fiil kesintiye uğramadan devam ettiği gözetildiğinde zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunmayıp bütün halinde tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu, suça vasıf verilirken eylem bütünlüğü içindeki en ağır niteliğe dayanılması icabettiği göz önüne alınarak yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK yönünden TCK’nın 116/1 ve 151/1. maddelerinde düzenlenen suçlar suç tarihi itibariyle 19.12.2006 tarihinde 5560 sayılı Yasayla yapılan değişiklikten önce şikayete bağlı olduklarından müştekiler de şikayetçi olmadıklarından bu suçların düşeceği gözönünde bulundurularak olayımızda sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d,62/1. maddelerine ve 765 sayılı TCK’nın 493/2,522,59/2. maddelerine uyan suçu oluşturup 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar
birbiriyle karşılaştırılmak suretiyle bulunacağından, her iki TCK’ya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenip uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.