YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8176
KARAR NO : 2013/16449
KARAR TARİHİ : 29.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hüküm yüzünde verilen ve temyiz süresinin başlangıcı hususunda yanıltılan sanık …’ün 07.03.2012 tarihli temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
“05.11.2008” Olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında hatalı yazılması, mahallinde giderilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiş; mağdurun kapıları kilitli olarak sokakta park halinde bulunan otomobilinin camını kırıp açarak düz kontak yapmak suretiyle hırsızlayan sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden aynı maddenin (e) bendi ile uygulama yapılması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …’ın temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Sanık …’ün adli sicil kaydında yer alan …Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/78-62 ve… 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/182-468 sayılı ilamlarına konu erteli hapis cezalarının aynen infazları hakkında mahkemelerine ihbarda bulunulması olanaklı görülmüş; sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas daha ağır hükümlülüğü bulunduğu anlaşılmasına rağmen, daha az ceza içeren hükümlülüğün 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uygulanmasına esas alınması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Yasanın 108/4-5-6. maddesi gereğince, mükerrir sanık hakkında denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverilme kararını verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, infazı kısıtlayacak biçimde denetimli serbestlik süresinin bir yıl olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ün temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “cezanın infazından sonra başlamak üzere 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.05.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.