Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/8645 E. 2012/16128 K. 11.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8645
KARAR NO : 2012/16128
KARAR TARİHİ : 11.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yüzünde verilen kararda temyiz süresinin yanıltıcı olarak “tefhim ve tebliğden itibaren” başlayacağının belirtilmesi ve gerekçeli kararın, temyiz talebinde bulunulduğu tarih itibariyle sanığa tebliğ edilmemiş olması karşısında, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, temyiz isteminin reddine ilişkin 24.02.2011 tarih ve 2007/644-2008/375 sayılı ek kararın kaldırılması suretiyle yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Eylemin, şikayetçinin kamyonunu park ettiğini belirttiği saat 17:00 suları ile sanığın suça konu akü ile yakalandığı 22:30 saatleri arasında belirsiz saatte gerçekleşmesi ve suç tarihinde … İlçesinde gece sayılan zaman dilimi başlangıcının saat 18:02 olması karşısında; eylemini geceden sayılan zaman diliminde gerçekleştirdiği kuşku götürmez şekilde belirlenemeyen sanığın cezasından 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın adli sicil kaydında 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinde düzenlenen ertelemeye ve 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel kasıtlı suçtan mahkumiyetleri bulunması dolayısıyla bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, sanığın neticeten 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.07.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.