YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10051
KARAR NO : 2013/22452
KARAR TARİHİ : 10.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında kurulan tüm hükümlerin ve sanık ….. hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık … hakkında kurulan hükümler yönüyle, sanık … müdafii, 25.07.2012 havale tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz etmiş ise de, sanığın kaldığı ceza infaz kurumu aracılığıyla gönderdiği 26.07.2012 tarihli “ibra ve yetki belgesi” başlıklı dilekçesi üzerine sanık müdafiinin bu kez 27.07.2012 havale tarihli dilekçe ile temyiz hakkından feragat ettiği, zaten dosyada bulunan 11.06.2012 tarihli vekaletnamede de müdafiinin feragate yetkili olduğu anlaşılmakla; sanık … hakkındaki hükümlerin feragat nedeniyle,
Sanık ….. hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönüyle, hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihli 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 2/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizinin mümkün olmaması nedeniyle,
Sanık … ve …. müdafiilerinin temyiz isteklerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak ayrı ayrı REDDİNE,
B-Sanık ….. hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
İddianamede sanık hakkında ceza indirimi öngören bir yasa yasa maddesinin uygulanmaması için sanığa ek savunma hakkı tanınması gerekmediğinden, tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.Ancak;
İzmir 19. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.03.2012 tarihli kararına istinaden teknik araçlar ve fiziki takiple izlenen sanıkların, hırsızlık suçunun devamında kollukça kesintisiz takip sonucu suça konu eşyaların tamamı ile yakalanmaları karşısında; suç teşebbüste kaldığı halde suçun tamamlandığından bahisle TCK’nın 35. maddesi gereğince uygulama yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … Baran müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.