Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/11465 E. 2014/12941 K. 07.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11465
KARAR NO : 2014/12941
KARAR TARİHİ : 07.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …’in temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık …’in soruşturma aşamasında suça konu eşyaları sattığı, sanık …’nu kolluk görevlilerine bildirerek, Özçelik Makine Sanayi markalı alüminyum kesme makinesinin sanık …’ın ikametinde ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın üçüncü kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Hırsızlık suçuna konu eşyaya elkonulmasına rağmen, failin satın alandan aldığı para veya sağladığı menfaatin satına alana iade edilmemesi halinde, satın alana Devlet eliyle haksızlık yapılmış olur. Somut olayda, suça konu bir kısım eşyaları satın alan sanık … hakkında, suç eşyasının satın alınması suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilerek sanığın kötüniyetli olduğunun kabul edildiği, sanık …’in suça konu eşyadan elde ettiği paranın kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim edilmemesi nedeniyle TCK’nın 168/1-4 maddesinin uygulama olanağı olmadığından tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Müştekinin işyerini saat 18:30 sıralarında kapattığı, saat 08:00 sıralarında geldiğinde işyerinde hırsızlık olduğunu anlaması, sanık …’in emniyette müdafii eşliğinde savunmasında saat belirtmeden suçlamayı kabul ettiği, ilerleyen celselerde suçlamayı kabul etmemesi ve UYAP kayıtlarına göre güneşin İskenderun İlçesinde olay günü saat 05:12’de doğmuş, saat 19:58’de batmış olması dikkate alındığında, TCK’nın 6/1-e maddesine göre, eylemin gece gerçekleştiğine dair delil bulunmadığı halde, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken TCK’nın 143. maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak sanık … hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından TCK’nın 143. maddesine ilişkin bölüm karardan çıkartılması suretiyle; hakimin takdir hakkına dokunulmadan sanık hakkında TCK’nın 142/1-b ve 62 maddeleri uyarınca sonuç olarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA
III-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Müştekinin işyerini saat 18:30 sıralarında kapattığı, saat 08:00 sıralarında geldiğinde işyerinde hırsızlık olduğunu anlaması, sanık …’in emniyette müdafii eşliğinde savunmasında saat belirtmeden suçlamayı kabul ettiği, ilerleyen celselerde suçlamayı kabul etmemesi ve UYAP kayıtlarına göre güneşin İskenderun İlçesinde olay günü saat 05:12’de doğmuş, saat 19:58’de batmış olması dikkate alındığında, TCK’nın 6/1-e maddesine göre, eylemin gece gerçekleştiğine dair delil bulunmadığı halde, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken, TCK’nın 116/2. maddesi yerine TCK’nın 116/4 maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak haklarında fazla ceza tayin edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 07.04.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.