Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/11675 E. 2014/8498 K. 11.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11675
KARAR NO : 2014/8498
KARAR TARİHİ : 11.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …’nın temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İşyerinde çalışan tanık …’nın 20.04.2010 tarihli kolluk ifadesine göre, işyerinden 18:00’de ayrılıp, sabah 09:00’da işyerine gittiğinde mobilya yapımında kullanılan el aletlerinin çalınmış olduğunu anlamış olması ile suç tarihinde güneşin 04:46’da doğması ve 18:24’de batması göz önünde bulundurularak, hırsızlık eyleminin gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, suç saati kesin olarak tespit edilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesince artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, aynı yasanın 142/1-b maddesi gereğince sonuç cezanın 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince:
İddianamede sanığın TCK’nın 116/4 maddesi uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği, hüküm fıkrasında sanığın geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan alt sınırdan hüküm kurularak cezalandırıldığının ve hükmün gerekçesinde de TCK’nın 116/4 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiğinin belirtilmesi karşısında, hüküm fıkrasına TCK’nın 116/4 maddesi yerine 116/1 maddesinin yazılmasının yazım hatasına dayalı olduğu anlaşıldığından, suçun gece vaktiği işlendiğindan bahisle hırsızlık suçundan hükmolunan cezada artırım yapıldığı halde, diğer suçun cezasının basit şekliyle bırakıldığı ve kararda çelişki yaratıldığı yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İşyerinde çalışan tanık Mehmet Tuna’nın 20.04.2010 tarihli kolluk ifadesine göre, işyerinden 18:00’de ayrılıp, sabah 09:00’da işyerine gittiğinde mobilya yapımında kullanılan el aletlerinin çalınmış olduğunu anlamış olması ile suç tarihinde güneşin 04:46’da doğması ve 18:24’de batması göz önünde bulundurularak, işyeri dokunulmazlığının ihlali eyleminin gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği işyeri dokunulmazlığının ihlali eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, suç saati kesin olarak tespit edilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 116/2 maddesi yerine 116/4 maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısı ile sanık …’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 11.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.