Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/1212 E. 2013/15791 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1212
KARAR NO : 2013/15791
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkuyiet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında mağdur …’a yönelik eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre sanık …’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında müşteki …’ye yönelik eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosya kapsamına göre, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK’nın 168. maddesi uyarınca indirim yapılarak sanığa eksik ceza verilmesi,
2- Suç konusunun değeri itibari ile TCK nın 145. maddesinin uygulama yeri olup olmadığı tartışılıp sonuca bağlanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 27.05.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)

MUHALEFET ŞERHİ:
Olay; hastanede tedavi gören mağdurun 11 TL parasının saat 02.00 sıralarında sanık tarafından alınması suretiyle gerçekleşmiştir.
Değer azlığı hükmünün uygulanma yeri bulunmamaktadır.
Öncelikle hatırlamakta yarar var ki 5237 sayılı TCK’nun 145. maddesi 765 sayılı TCK’nun 522. maddesine karşılık olarak kabul edilmemiştir. Yine yürürlükteki TCK’nun 145. maddesinin hırsızlık suçunun az cezayı gerektiren bir nitelikli hâli olduğu dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla suçun konusu bu madde kapsamında ele alınırken maddi ve manevi unsurlar belirleyici konuma sahiptir.
Olayda sanık fiilinin konusunu işyerinde bulunan bütün para olarak belirlemiş, kast ve amaç buna yönelik oluşmuştur. Sanık mevcut paradan bir kısmını almakla yetinseydi değerin azlığı konusu ancak o takdirde gündeme getirilebilecektir.
Mağdurun parasının çok fazla olmaması sanığın lehine kullanılmasını gerektiren bir imkân sağlamaz.
5237 sayılı TCK’nun 168. maddesinde sanığın pişmanlığını suçu işledikten sonra fikir ve fiil olarak açıkça göstermesi aranırken, 145. maddede ise henüz suçu işlerken suçun konusunu az miktar ve değer için belirlediğini ortaya koyması gerekir. Başka bir örnekle, kişinin cebinden para cüzdanını alan failin cüzdandan az para çıktı diye değer azlığı hükmünden yararlandırılması mümkün değildir.
Değer azlığı hükmü; aynı tür sucu defalarca işleyen sanık tarafından ihlâl edilen hukukî değerden, failin kastından, amacından, fiilinden, mağdurdan umduğu neticeden bağımsız olarak peşin ve mutlak şekilde kazanılmış bir hak değildir.
Mağdurun suç nedeniyle uğradığı mağduriyet, yani suçun mağdurun durumu itibariyle verdiği zarar da TCK’nun 145. maddesinde değerlendirilmelidir.
Olaydaki gibi, askerlik görevini yapan ve hastanede yatarak tedavi gören mağdurun parasının alınmasının mağdura verdiği zarar yani suçun konusunun değeri az değildir.
Kaldı ki 5237 sayılı TCK’nun 145. maddesinin uygulanmasına yönelik kıstaslar Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13.11.2007-210-234 sayılı kararı ile ve 6’ncı ve 13’üncü Ceza Dairelerinin çeşitli kararlarıyla eşitlik ve belirlilik ilkeleriyle uyuşan şekilde istikrar kazanmış bulunmaktadır.
TCK’nun 145. maddesinin uygulanmasına yönelik bozma yerinde değildir.

Açıkladığım sebeplerle sayın çoğunluğun bu sebebe yönelik kabulüne katılmıyorum. 27.05.2013

Yargıtay Üyesi