Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/16293 E. 2013/24200 K. 11.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16293
KARAR NO : 2013/24200
KARAR TARİHİ : 11.09.2013

Elektrik hırsızlığı suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/2, 522, 523, 59 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4. maddeleri uyarınca 2.097 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 6. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine dair Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2006 tarihli ve 2004/68 esas, 2006/151 sayılı kararına ilişkin adlî sicil arşiv kaydının silinmesine dair aynı Mahkemenin 18/07/2012 tarihli ve 2012/122 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 04/04/2013 tarih ve 2013/5302/22262 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/04/2013 tarih ve 2013/131916 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca arşiv kaydının silinmesine karar verilmiş ise de, karar tarihinden önce 11/04/2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adlî Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğini Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 12. maddesinin 1. fıkrası (b) bendi ile arşiv kayıtlarının silinmesi koşullarının yeniden düzenlendiği, yapılan değişiklikle arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılacağının hükme bağlandığı nazara alındığında, 11/04/2012 tarihinden itibaren adlî sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMUK’un 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
05.07.2012 tarihli RG’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesiyle getirilen “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.” şeklinde, özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi mevcuttur.
Hükümlü …, 10.05.2006 tarihli mahkûmiyet kararından da açıkça anlaşılacağı üzere kaçak elektrik bedelini bu tarihten önce ödemiştir ve bu nedenle de hakkında 765 sayılı TCK’nın 523. maddesi uygulanmıştır.
Daha da önemlisi 6352 sayılı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın “Karşılıksız yararlanma” başlıklı 163. maddesine eklenen 3. fıkra hükmü uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-f(765 sayılı TCK’nın 492/2 ) maddesinde düzenlenen elektrik hırsızlığı suçu, karşılıksız yararlanma suçuna dönüştürülmüş olmakla, adli sicil ve arşiv kaydı silinen suç, Anayasa’nın 76. maddesinde “affa uğramış olsalar bile” ibaresinden sonra sayılan yüz kızartıcı suçlar kapsamından çıkarılmıştır.
765 sayılı TCK’nın 95/2. maddesinde, “Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer hir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır.” denilmektedir. Hükümlü …’a verilen ceza, 647 sayılı CİK’nin 6. maddesi uyarınca ertelenmiş olup, sanık 765 sayılı TCK’nın 95/2. maddesi uyarınca 5 yıllık deneme süresi içerisinde işlenen kasıtlı bir suç dolayısıyla ceza alınması söz konusu olmadığı da incelenen dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu nedenle; artık karşılıksız yararlanma sayılan müsnet suçtan dolayı vâki olmamış sayılan mahkûmiyete ilişkin adli sicil ve arşiv kaydının silinmesi kararı verilmelidir.
Ancak; 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 6290 sayılı Kanun ile değişik 12. ve geçici 2. maddesi ile gerekçesi uyarınca; 11.04.2012 tarihinden itibaren adlî sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi işlemlerinin Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
Açıklanan nedenlerle;
Kanunyararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden istemin kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü …’ın adli sicil ve arşiv kaydının silinmesine dair, Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.07.2012 tarih ve 2012/122 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-a. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 11.09.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.