Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/16499 E. 2014/14125 K. 15.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16499
KARAR NO : 2014/14125
KARAR TARİHİ : 15.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirasına kadar olan (üçbin Türk Lirası dahil) mahkumiyet hükümleri kesin olup, hüküm tarihi, cezanın türü ve miktarı itibariyle hükmün temyizi olanaklı olmadığından suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince;
Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamlar yönünden mahkemesine ihbarda bulunulması mümkün görüldüğünden, adli emanet eşyası hakkında bir karar verilmemiş ise de mahallinde karar verilmesi mümkün olduğundan ve iddianamenin kabulü kararı da dahil olmak üzere, duruşmaya hazırlık tutanağı, duruşma tutanakları ile gerekçeli karar başlığında yargılamaya çocuk mahkemesi sıfatıyla bakıldığının belirtilmemiş olması mahallinde giderilmesi olanaklı eksiklik kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
1-Suça konu aracın sağ ön kapısının altındaki asfalt zemin üzerinde bulunan buji üzerindeki sürüntü örneğinin Mersin Emniyet Müdürlüğü’nün … Kod numaralı şahsa ait kan örneği ile uyumlu olduğunun belirlenmesine karşın, anılan kan örneğinin suça sürüklenen çocuğa ait olup olmadığının denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadığı gibi, bu hususun yargılama aşamasında da açıklığa kavuşturulmamış olması ve Mersin Emniyet Müdürlüğü tarafından alınan kan örneğinin suça sürüklenen çocuğun kimlik bilgilerinin kullanılması ya da sahte kimlik kullanılması ile arşivde kayıtlı olma ihtimalinin mevcut olması karşısında; öncelikle mahkumiyet hükmünün tek dayanığını teşkil eden arşivde kayıtlı kan örneğinin suça sürüklenen çocuğa ait olup olmadığı kendisinden sorularak, gerektiğinde yeniden alınacak kan örneğinin olay yerinden bulunan buji üzerinden elde edilen sürüntü örneği ile uyumlu olup olmadığı konusunda DNA incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma ve kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması ve sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 15.04.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.