YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19834
KARAR NO : 2013/31331
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
Hırsızlık suçundan sanık …..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37/1 142/1-b, 143/1 35/2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının gen bırakılmasına dair Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2011 tarihli ve 2010/628 esas, 2011/327 sayılı kararını müteakip, 13/06/2011 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle Kayseri 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/01/2012 tarihli ve 2011/804 esas, 2012/35 karar sayıh ilamı ile hükümlülüğüne karar verilip, kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince yapılan ihbar üzerine, sanık hakkındaki 5 ay 25 gün hapis cezasına ilişkin hükmün, CMK 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine dair Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2012 tarihli ve 2010/628 esas, 2011/327 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 11.06.2012 gün ve 2012/10294/34768 sayılı kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2012 tarih ve 2012/168035 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan duruşma sonucunda bir hüküm kurulmaksızın yalnızca ilk hükmün açıklanmasına ve sonra cezanın ertelenmesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece duruşma açılarak, sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, ilk hükmün açıklanması şeklinde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2012 gün ve 2010/628 E. 2011/327 K. sayılı kararının CYY 309/3. maddesi uyarınca yasa yararına BOZULMASINA, CYY’nın 309/4-a maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahalli mahkemesince yerine getirilmesine, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.