YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21126
KARAR NO : 2014/16811
KARAR TARİHİ : 08.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında mühür bozma suçu nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca iade kararı sadece elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümle ilgili olup, mühür bozma suçundan kurulan ilk hüküm ve bu hükme karşı yapılan temyiz başvuruları geçerli olduğundan, iade kararından sonra mühür bozma suçu yönünden kurulan 10/01/2013 tarihli 2012/129 Esas ve 2013/4 Karar sayılı ikinci karar yok hükmünde olup o yer Cumhuriyet Savcısının, mühür bozma suçundan 12.05.2011 tarihli 2010/23 Esas ve 2011/83 Karar sayılı hükme yönelik 08.06.2011 tarihli temyiz talebinin yapılan incelemesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçu nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, soruşturma sırasında şikayetçi olup, kovuşturma aşamasında da şikayete yönelik iradesini sürdürdüğü duruşmaları takip etmesinden anlaşılan şikayetçi kurum vekilinden, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 11/07/2006 gün ve 9-191/183 sayılı kararında açıklandığı üzere; CMK’nın 238/2. maddesine göre “bu konudaki hakları da hatırlatılarak” bu davaya da katılmak isteyip istemediklerinin açıklığa kavuşturulması ve katılmak istemesi halinde bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekeceğinin gözetilmemesi nedeniyle, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurul’unun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören müşteki kuruluşun davaya katılmasına ve vekilinin katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle, katılan vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanığın hangi tarihten itibaren sayacı kullandığının saptanarak, tutanak tarihinin bir yıl öncesi ve bir yıl sonrası tüketim ekstrelerinin getirtilmesi, kayıtlı sayacın kullanıldığı süreye ve tespit tutanağında belirtilen kurulu güce göre yine tespit tutanağında belirtilen endeks değerinin uyumlu olup olmadığı konusunda teknik bilirkişiden ek rapor alınması, sonucuna göre de sanığın karşılıksız yararlanma kastı ile hareket edip etmediğinin değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 08.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.