YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2698
KARAR NO : 2013/3898
KARAR TARİHİ : 21.02.2013
İTİRAZ
Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından sanık … hakkında yapılan duruşma sonunda; atılı suçlardan mahkumiyetine ilişkin Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08/02/2008 tarih 2007/920 Esas, 20108/53 Karar sayılı hükmün sanığın temyizi üzerine Dairemizin 20/12/2012 tarih ve 2012/18951 Esas-2012/27684 Karar sayılı ilamı ile oy birliği ile bozulması yolundaki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30/01/2013 tarih ve 2010/86410 sayılı yazısı ile verilen kararın düzeltilerek onanması yönündeki itirazı ile ilgili yeniden değerlendirme yapılmak üzere dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30/01/2013 tarih ve 2010/86410 sayılı itirazı yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 20/12/2012 tarih ve 2012/18951 Esas-2012/27684 Karar sayılı sanık … hakkındaki bozma kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
08/02/2008 tarihli hükmün tebliğ edildiği 05/03/2008 tarihinde sanığın ceza evinde olduğunun anlaşılması karşısında, öğrenme üzerine 25/12/2009 tarihinde ileri sürülen temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek, 08/02/2008 tarihli mahkumiyet hükmüne hasren;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin a bendinde yazılı ” kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet,
vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/02/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.