Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/33501 E. 2014/21160 K. 12.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/33501
KARAR NO : 2014/21160
KARAR TARİHİ : 12.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre; 14.4.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen Geçici 2. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz isteklerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanık …’in, sanık … ile birlikte inşatta çalışan mağdurların, bir oda içerisine bıraktıkları pantolonlarından suça konu para ve tespihi çaldıkları, sanıkların iki ayrı mağdura yönelik eylemi gerçekleştirme bilinç ve iradesiyle hareket ettiklerinin anlaşılması karşsında, iki ayrı hırsızlık suçu yerine tek bir hırsızlık suçundan hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanıklar yakalandıktan sonra çaldıkları tespihi verdikleri kişiyi söyleyerek kısmi iadeyi sağladıkları ve mağdur …’e kısmi iadeye rızası sorularak TCK’nın 168/1-4 maddesinin uygulama koşulları tartışılmamış ise de; sanık … hakkında iki ayrı hırsızlık suçundan mahkumiyeti yerine tek bir hırsızlık suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi ve bu yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan dolayı, sanığa bir kez tanınan atıfetin genişletilmesi suretiyle, daha fazla indirim yapılmasının hakkaniyete aykırı olacağı gibi adalet ve eşitlik ilkelerini zedeleyecek sonuçlar doğuracağından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmamış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-18 yaşından küçük olan sanık … hakkında hükmedilen para cezasının ödenmemesi halinde, hapse çevrilemeyeceği gözetilmeyerek 5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesine aykırı davranılması,
2-Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük sanıkların savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafilerin görevlendirilmesi nedeniyle, müdafilere ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanıklara, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık …’a ilişkin hüküm fıkrasından “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ilişkin bölüm çıkarılmak suretiyle ve hükümden “Yargılama giderlerin sanıklardan alınmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “Yargılama süreci içerisinde yapılan 6 davetiye gideri 42 TL ve keşif ve bilirkişi ücreti 278,55 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsili ile zorunlu müdafi ücretleri olan toplam 588 TL olan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına ” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.