YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/34740
KARAR NO : 2013/38364
KARAR TARİHİ : 04.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Mühür bozma suçu bakımından yapılan incelemede;
6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararı sadece elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümle ilgili olup, mühür bozma suçundan kurulan ilk hüküm ve bu hükme karşı yapılan temyiz başvuruları geçerli olduğundan sanığın; mühür bozma suçundan 23.10.2008 tarih, 2008/83 esas ve 2008/695 karar sayılı hükme yönelik temyiz talebinin incelemesinde,
Mahkeme kararının sanığa 05.12.2008 tarihinde tebliğ edilmesi karşısında; sanık … tarafından yapılan 15.12.2008 tarihli temyiz talebinin 7 günlük yasal süresi içinde yapılmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B-Hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
Hükümlü … hakkında hırsızlık suçundan kurulan 23.10.2008 tarihli mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra, 02.07.2012 tarihinde kabul edilerek 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun uyarınca mahkemece verilen 08.01.2013 tarihli kararın katılan vekili tarafından temyiz edildiği belirlenerek yapılan incelemede;
Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2011 gün, 66-96 sayılı kararında da açıklandığı gibi, 01 Haziran 2005 tarihinden sonra gerçekleştirilen yasa değişiklikleri nedeniyle uyarlama yargılamasının tabi olacağı ilkelerin 5252 sayılı Yasanın 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98. ilâ 101. maddelerine göre belirlenmesi gerektiği, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolunun ise 5275 sayılı Yasanın 101/3. fıkrası uyarınca itiraz yasa yolu olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, katılan vekilinin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 06.12.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.