YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5734
KARAR NO : 2013/27041
KARAR TARİHİ : 02.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
İddianamede müsaderesi talep edilen levye hakkında karar verilmemesi, bu hususta her zaman bir karar verilmesi olanaklı bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin (4), (5) ve (6) fıkraları da göz önünde bulundurularak, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58/7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde denetimli serbestlik tedbiri süresince sanığa rehber görevlendirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına dair hüküm fıkrasından ‘‘bu süre içinde kendisine rehberlik edecek uzman bir kişi görevlendirilmesine, bu kişinin 3’er aylık süreler halinde rapor düzenleyip Mahkememize ibraz etmesine” ilişkin bölümler çıkarılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun, suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması karşısında; 5560 sayılı Kanun’un 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 254. maddesi uyarınca, aynı Kanun’un 253. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin (4), (5) ve (6) fıkraları da göz önünde bulundurularak, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58/7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde denetimli serbestlik tedbiri süresince sanığa rehber görevlendirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 02.10.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.