YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8789
KARAR NO : 2014/13662
KARAR TARİHİ : 10.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, nitelikli olarak konut dokunulmazlığını bozmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyizinin sanıklar hakkında mağdur …’ yönelik hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile mağdurlar …, …, … ve …’a yönelik konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu anlaşılmakla bu hükümlere hasren yapılan incelemede:
I-Sanık … hakkında mağdur …’e yönelik hırsızlık suçu ile mağdurlar …, …, …’a yönelik konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelemesinde:
5237 sayılı TCK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 7. fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olduğu ve CMK’nın 264/1. maddesi uyarınca o yer Cumhuriyet Savcısı yönünden yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; 5271 Yasanın 264/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye, Mahkemesince iletilmek üzere dosyanın incelenmeden İADESİNE,
II-Sanık … hakkında mağdur …’e yönelik konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hüküm ile sanık … hakkında mağdur …’e yönelik hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal suçları ve mağdurlar …, …, …’a yönelik konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelemesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında sanık …’ın mahkeme kararı ile değişen doğum tarihinin 30.09.1991 yerine 12.01.1992 olarak gösterilmesi,
2-Mağdur …’in çalınan bir çift ayakkabısının bina veya eklentisinden çalınıp çalınmadığı mağdur …’a sorularak gerekiyorsa yerinde keşif yapılarak TCK’nın 142/1-b maddesinin uygulama koşulları araştırılmadan sanık … hakkında TCK’nın 141/1. maddesiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sanık …’ın mağdur …’den çaldığı ayakkabının değeri araştırılarak, sanık hakkında TCK’nın 145. maddesinin uygulanma koşulları tartışılması gerekirken diğer hırsızlık suçlarından çalınan ayakabılar da dahil edilerek ihtiyacından fazla ayakkabı çaldığı şeklinde yanlış ve yetersiz gerekçeyle TCK’nın 145. maddesinin uygulanmaması,
4-Sanıklar … ve … hakkında mağdur …’e yönelik konut dokunulmazlığını ihlal suçundan mağdurun çalınan bir çift ayakkabısının bina veya eklentisinden çalınıp çalınmadığı mağdur …’a sorularak gerekiyorsa yerinde keşif yapıldıktan sonra sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
5-Sanıkların şuça konu eşya ile yakalandıktan sonra hükmün açıklanması geri bırkılan …’ın çaldığı ayakkabının yerini söylemek suretiyle henüz müracaatı olmayan mağdur …’e iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; sanık … hakkında mağdur …’e yönelik hırsızlık suçundan TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanmaması,
6-Sanık …’ın aynı binada oturan mağdurlar …, …, …’un binanın ortak kullanım alanı olan kapı önlerine bıraktığı yerlerden ayakkabılarını çaldığının anlaşılması karşısında; sanık … hakkında bu mağdurlara yönelik tek bir konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hükümlülüğü yerine ayrı ayrı konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından yazılı şekilde hükümlülüğüne karar verilmesi,
7-Sanık …’ın, konut dokunulmazlığını ihlal suçunu … ile birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
8-5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4.maddesinde “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Her ne kadar 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla sanık … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçları ile mağdur …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümde kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.04.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.