Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/9824 E. 2013/39661 K. 16.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9824
KARAR NO : 2013/39661
KARAR TARİHİ : 16.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık … hakkında Mahkemece sanığın suç tarihine 17 yaşında olduğundan bahisle yeniden kurulan 03/01/2011 tarih 2006/418-2008/41 sayılı karar hukuki değerden yoksun olup yok hükmünde kabul edilerek temyizin aynı Mahkemenin 05.02.2008 tarih 2006/418-2008/41 sayılı kararına yönelik olduğu ve sanık hakkında kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği düşünülerek yapılan incelemede,
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra sanık …’in hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, anılan Kanunun 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak temyiz isteminin REDDİNE,
B-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın yokluğunda verilen karar, bildirilmiş olduğu adresine tebligat kanunu 35. maddeye gore 14.04.2008 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, sanığın söz konusu tarihte Kırklareli E tipi Kapalı Cezaevinde başka suçtan hükümlü bulunduğu anlaşıldığından, temyizin süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-İddianamede TCK’nın 142/1-b maddesinin uygulanmasının istenmemiş bulunması karşısında 5271 sayılı CMK’nın 226.maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmeden sanık hakkında yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.