Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/10740 E. 2014/12141 K. 01.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10740
KARAR NO : 2014/12141
KARAR TARİHİ : 01.04.2014

Hırsızlık ve mala zarar verme suçundan sanık … hakkında yapılan duruşma sonunda; sanığın mahkumiyetine ilişkin İstanbul 1. Çocuk Mahkemesince verilen 19.01.2011 tarih 2009/306 Esas ve 2011/4 Karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.01.2014 tarih ve 2013/5049 Esas – 2014/1510 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan kurulan hükmün onanması, mala zarar verme suçu yönünden kurulan hükmün bozulması yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2014 tarih ve 6-2011/173425 sayılı yazısı ile yargılama giderine ilişkin kısım gözetilerek hırsızlık suçundan kurulan hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek itiraz talebinde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2014 tarih ve 6-2011/173425 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 21.01.2014 tarih ve 2013/5049 Esas – 2014/1510 Karar sayılı ilamındaki hırsızlık suçuna ilişkin onama kaldırılarak yapılan incelemede,
Her ne kadar aracın kapılarının kilitli olup olmadığına yönelik bir araştırma yapılmamış ise de; dosya kapsamından aracın düz kontak yapılmak suretiyle çalındığının anlaşılması karşısında, tebliğnamede bu hususta bozma isteyen bir numaralı düşünceye iştirak olunmamıştır.
Suça konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye göre, sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiiye ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden düzenli mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilemeyeceği, payına düşen diğer yargılama giderine ilişkin miktarında 5271 Sayılı CMK’nın 6352 Sayılı Kanun’un 100. maddesiyle değişik 324/4. fıkrası gereği 20,00 TL’nin altında kalması nedeniyle hazine üzerinde bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 Sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında yargılama giderine ilişkin maddede müdafii ücretine ilişkin kısımda sanığın payına düşen 254,00 TL’nin çıkarılarak yerine “sanık …’nin payına düşen 13,36 TL yargılama giderinin 5271 Sayılı CMK’nın 6352 Sayılı Kanun’un 100. maddesiyle değişik 324/4. fıkrası gereği hazine üzerinde bırakılmasına” yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.04.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.