YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10792
KARAR NO : 2015/7611
KARAR TARİHİ : 22.04.2015
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar … ve … hakkında müşteki …’ya’ yönelik ( … A.Ş’ nin bilet satış ofisine yönelik) işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, kısa süreli hapis cezasına seçenek olan ve 5237 sayılı TCK’nın 50/1-c maddesinde düzenlenen “bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme” yaptırımının süre yönünden infazda tereddüt yaratacak şekilde “ en az “ iki yıl süreyle belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hırsızlık suçundan kurulan hüküm fıkrasındaki kısa süreli hapis
cezasının TCK’nın 50/1-c maddesinde öngörülen seçenek yaptırıma çevrilmesine ilişkin bölümdeki “ en az “ ifadesinin hükümden çıkartılarak, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Sanık … hakkında katılan …’ya yönelik hırsızlık suçu ve müşteki …’ya yönelik ( … A.Ş’ nin bilet satış ofisine yönelik ) hırsızlık suçu ile sanık … hakkında müşteki …’ya yönelik ( … A.Ş’ nin bilet satış ofisine yönelik ) hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
I-Katılan …’ya yönelik hırsızlık suçundan sanık … hakkında kurulan hükümde, CMK’nın 149 ve 150. maddeleri uyarınca şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her evresinde müdafii talep edebileceği gibi şüpheli veya sanık on sekiz yaşını doldurmamış yada sağır, dilsiz veya kendini savunamayacak durumda malul olursa istemi aranmaksızın müdafii atanacağı hususlarının düzenlendiği, buna karşın sanık …’ın iş bu suçtan dolayı Akyazı Asliye Ceza Mahkemesince talimatla savunmasının alındığı 05.10.2011 tarihli duruşmada henüz 18 yaşını ikmal etmemiş olması rağmen, sanığa müdafii atanıp savunmasında hazır bulundurulmamak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
II-Kabule göre de;
Katılan …’ya yönelik hırsızlık suçundan sanık … hakkında kurulan hükümde , toplam 25-TL para ile 3 adet bally çaldığı tespit edilen sanık hakkında, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle TCK’nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
III-Müşteki …‘ya yönelik hırsızlık suçundan sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerde, sanıklardan …’ın ertesi gün başka bir hırsızlık suçu nedeniyle yakalandığında iş bu suçu da diğer sanık Yusuf ile birlikte işlediklerini ve müştekinin işyerinden çaldıkları bir adet cep telefonunun da halen sanık Yusuf’ta olduğunu kolluk görevlilerine beyan ettiği, bu beyan üzerine aynı tarihte yakalanan sanık …’ın da çaldıkları telefonu kolluk görevlilerine iade ettiği , bu surette sanıkların müştekinin işyerinden çaldıkları telefonun iadesini sağlayıp müştekinin zararını kısmen giderdiklerinin anlaşılması karşısında , müştekinin yapılan kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı sorularak 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesi kapsamında sanıklar hakkında değerlendirme yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 22/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.