YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13882
KARAR NO : 2014/33228
KARAR TARİHİ : 25.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanıkların, caminin eklentisi niteliğindeki deposunun demir parmaklıklarına zarar vererek atılı suçu işlediklerinin anlaşılması karşısında; eylemlerinin TCK’nın 153/1. maddesine uyan suçu oluşturduğunun gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dosya içeriğine göre hırsızlığın belirlenemeyen bir vakitte gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; şüpheden sanık yaralanır ilkesi gereğince eylemin gündüz sayılan zamanda gerçekleştiği gözetilmeden, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesi uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 143. maddesinin” uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması ve seçenek yaptırıma çevrilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 2 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/11/2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.