Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/14099 E. 2014/33348 K. 25.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14099
KARAR NO : 2014/33348
KARAR TARİHİ : 25.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından sanık …’nin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dosya kapsamına göre, müştekinin 10.12.2011 günü saat 23.50 de işyerini kapattığı, ertesi gün saat 07.30 sıralarında işyerine geldiğinde, içeriye hırsız girdiğini anladığı yolunda beyanda bulunduğu, işyerinde bulunan, çalınan etlerin saklandığı buzdolabı tezgahı üzerinden elde edilen 3 adet parmak izinin sanığa ait olduğunun tespit edildiği, sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği, alışveriş amacıyla suça konu işyerine gitmiş olabileceğini beyan ettiği, UYAP kayıtlarına göre suç tarihinde güneşin 06.28 de doğduğu, TCK’nın 6/1-e maddesine göre, saat 05.28 ‘e kadar olan zaman diliminin gece olarak kabulü gerektiğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık eyleminin gece sayılan vakitte gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK’nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılması ile işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümde aynı Yasanın 116/4. maddesi uygulanmak suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
2-Sanığın, müştekiye ait işyerinden 3000 TL değerinde 100 kg civarında et çaldığı ve eylemin tamamlandığı gözetilmeden sanık hakkında kurulan hükümde TCK nın 35. maddesi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde eksik ceza tayini,
3-Suç tarihinde sabıkası bulunmayan sanığın, aşamalarda atılı suçu kabul etmemekle birlikte, duruşma tutanaklarına her hangi bir olumsuz davranışı yansıtılmadığı gibi hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerde lehine 5237 sayılı TCK nın 62. maddesinin tatbik edildiği, sanık hakkında, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; sanık hakkında hırsızlık suçu bakımından kurulan hükümde, suç nedeniyle meydana gelen zararın giderilmemesi nedeniyle yasal şartların oluşmadığı anlaşılmakta ise de, işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu bakımından kurulan hükümde, mahiyeti itibariyle tazmini gerektirir bir zarar bulunmadığı hususu da dikkate alınmak suretiyle, denetim olanağı verecek şekilde anılan Kanun maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, “şartları oluşmadığından” biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 25.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.