Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/16160 E. 2015/2393 K. 29.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16160
KARAR NO : 2015/2393
KARAR TARİHİ : 29.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5219 Sayılı Yasanın 3/B madde ve fıkraları ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nın 305/1. maddelerine göre hükmün temyizi kabil bulunmadığından 1412 Sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca sanık … müdafinin temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE;
B-Sanık … hakkında hırsızlık ile sanık … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince:
Sanıkların eşyaları araçlarına yükledikten sonra, tesadüfen olay yerinden geçerken kendilerini görüp yanlarına gelen müştekinin uyarısı ve müdahalesine rağmen eşyaları araçlarından indirmeden olay yerinden kaçtıkları, müştekinin sözkonusu deponun kapısının kırıldığını beyan ettiği, görgü tespit tutanağında da kapının kırık olduğunun belirtildiği, ayrıca müştekinin çalınan diğer eşyalarının bulunamadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki 1, 2 ve 3/b numaralı bozma nedenlerine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık Yüksel’in yakalandıktan sonra eşyaları attıkları yeri jandarma görevlilerine gösterdiği ve müştekiye iadesini sağladığı, ancak müştekinin daha fazla eşyasının çalındığını beyan etmesi nedeniyle iadenin kısmi olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 168/4 maddesi gereğince müştekinin kısmi iadeye rıza gösterip göstermeyeceği tespit edildikten sonra sanıklar hakkında uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek mahkemeye aittir. Buna göre; hüküm kurulurken mükerrir olan sanık hakkında TCY’nın 58/7. maddesi uyarınca “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra da denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
3-Çalınan malların değeri ve 5237 sayılı TCK’nın 54/3 maddesindeki ”suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir” şeklinde yasal düzenleme gözetilerek, iddianamede talep edilmiş olmasına rağmen 61 NA 737 plaka sayılı aracın ruhsat sahibine iadesi yerine, 5237 sayılı TCK’nın 54/1 maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 29.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.