Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/16818 E. 2015/11734 K. 23.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16818
KARAR NO : 2015/11734
KARAR TARİHİ : 23.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında müştekiler … ve …’e yönelik eylemleri nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlali suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
I- Sanıklar … ve … hakkında, müşteki …’e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçları ile müşteki …’a yönelik konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerde, TCK’nın 119/1-c. maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında cezanın 12 ay hapis yerine 1 yıl olarak belirlenmesi, sonraki uygulama sırasında bu yanlışlığın giderilmiş olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, hırsızlık suçundan kurulan hükümde suçun teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek yapılan uygulama sırasında madde numarasının TCK’nın 35. maddesi yerine 168. maddesi olarak yazılması mahallinde giderilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan, sanık … hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçları ile müşteki …’a yönelik konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; hırsızlık yapma hususunda vermiş oldukları kararın icrası kapsamında, diğer sanıklar ile fikir birliği içinde hareket ettiği anlaşılan sanık …’ün, gerçekleşen eylemden asli fail olarak sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden, yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle cezasından TCK’nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; müşteki …’e yönelik hırsızlık eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek yapılan uygulama sırasında madde numarasının TCK’nın 35. maddesi yerine 168. maddesi olarak yazılması mahallinde giderilir yazım hatası kabul edilmiştir.Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerde, TCK’nın 119/1-c. maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında cezanın 12 ay hapis yerine 1 yıl olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2-TCK’nın 53/1. maddesinin c bendindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, “kendi alt soyu” yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, kendi alt soyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerde ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin düşünülmemesi,
3-Sanık … hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan… Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2006 gün ve 367-30 sayılı ilamındaki 1200 TL adli para cezasının miktarı itibariyle kesin olup 1412 sayılı CMUK’nun 305. maddesi hükmü uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 119/1-c. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümde yer alan “1 yıl” ibaresinin bulunduğu bölüm çıkarılarak, sanığın neticeten ”12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ifadesinin eklenmesi, ‘‘TCK’nun 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi ve sanık … hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin cümlenin çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan, sanık … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan, sanıklar … ve … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kovuşturma başlamadan önce etkin pişmanlık göstererek meydana gelen zararı giderilen sanıklar hakkında TCK’nın 168/1. maddesi gereğince yapılan uygulamada; indirim oranının 1/2 den fazla olması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Oluşa ve dosya içeriğine göre; hırsızlık yapma hususunda vermiş oldukları kararın icrası kapsamında, diğer sanıklar ile fikir birliği içinde hareket ettiği anlaşılan sanık …’ün, gerçekleşen eylemden asli fail olarak sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden, yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle cezasından TCK’nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılması,
3-TCK’nın 53/1. maddesinin c bendindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, “kendi alt soyu” yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, kendi alt soyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerde ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayıyı yasanın 8/1 maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanık … hakkında kazanılmış hakkın gözetilmesine 23.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.