YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17384
KARAR NO : 2015/2398
KARAR TARİHİ : 29.01.2015
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Başka suç nedeniyle yakalanan sanığın üzerinde bulunan telefonların müştekiler … ve …’e ait olduğunun polis tarafından tesbit edildiği, bunun üzerine sanığın suçunu ikrar edip çaldığı müştekiler … ve …’e ait diğer malları sakladığı yeri göstermek suretiyle kısmi iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 168/4 maddesi gereğince müştekiler … ve …’in kısmi iadeye rıza gösterip göstermeyeceği tespit edildikten sonra sanık hakkında uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1-Sanığın kovuşturma aşamasına geçilmeden müşteki …’un zararını tamamen giderdiği, … ve …’in zararını ise kısmen giderdiği, mahkemece her üç müştekinin zararının kovuşturma aşamasına geçilmeden giderildildiği kabul edilmesine rağmen; 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesine göre indirim oranının, hak ve adalet ilkesi gereğince aynı Yasanın 168/2. maddesinde belirtilen 1/2 indirim oranından fazla olması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
2-Sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 168/1 ve 62. maddesi ile uygulama yapılması sırasında hesap hatası sonucu neticeten 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası yerine 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 29.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.