YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17398
KARAR NO : 2014/23450
KARAR TARİHİ : 03.07.2014
Nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142/1-b,143/1, 31/3, 168/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı kanunun 50/1-d maddesi uyarınca 3 ay süre ile alkollü yerlere ve kahvehane ile oyun salonlarına gitmekten yasaklanması tedbirine çevrilmesine dair, Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2012 tarihli ve 2012/334-655 sayılı kararını müteakip, suça sürüklenen çocuğun yapılan tebligata rağmen süresinde Karabük Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmediği cihetle seçenek tedbire uymadığı gerekçesiyle kısa süreli hapis cezasının kısmen ya da tamamen infazına karar verilmesi yönündeki Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, olumsuz edim içeren seçenek tedbirin uygulanması için suça sürüklenen çocuğun denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaatının zorunlu olmadığı, bu durumun tedbirin ihlali olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine ilişkin, aynı Mahkemenin 09/09/2013 tarihli ve 2012/334-655 sayılı ek sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 11/03/2014 tarih ve 2013/4823/17787 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/03/2014 tarih ve 2014/99103 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Denetimli Serbestlik hizmetleri Yönetmeliğinin 40.maddesinde “(1) Denetimli serbestlik kararlarının kaydedilmesinden itibaren şüpheli, sanık veya hükümlülere üç iş günü içerisinde yapılacak yazılı veya elektronik tebligatta, tebliğden itibaren on gün içerisinde müdürlüğe başvurulması gerektiği belirtilir.
(2) Haklarında;
a) Adli kontrol tedbirine,
b)Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, ilişkin karar verilen yükümlülerin müdürlüğe başvurması istenmez.
(3)Düzenlenen tebligatta, yükümlünün haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen bir mazereti olmadan müdürlüğe gelmemesi veya hakkında belirlenen yükümlülüklerin gereğini yerine getirmemesi halinde, denetimli serbestlik kararının niteliğine göre kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebileceği, seçenek yaptırım veya tedbirin hapse çevrilebileceği ya da koşullu salıverilme kararının geri alınabileceği gibi gelmemenin hukuki sonuçlan yükümlüye bildirilir.
(4)Usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen yükümlü on gün içerisinde müdürlüğe müracaat etmezse komisyonun onayından sonra kayıt kapatılarak infaz dosyası Cumhuriyet başsavcılığına geri gönderilir.
(5) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına karar verilmesi halinde, hükümlüye ayrıca müdürlüğe müracaat etmesi için tebligat yapılmaz. Hükümlünün süresi içinde müdürlüğe gelmesi beklenir.
(6)Cezanın konutta çektirilmesine karar verilmesi halinde hükümlüye tebligat yapılmaz. Kayıt işlemlerinin tamamlanmasından itibaren denetim bürosunda görevli denetimli serbestlik memuru hükümlünün adresine giderek kararın infazına ilişkin çalışmaları başlatır.
(7)Denetimli serbestlik kararlarının yerine getirilmesi sırasında kayıt işlemlerinin tamamlanmasından sonra yükümlülerin ilk müracaatı için yapılacak tebligat işlemleri, bu madde hükümlerine göre kayıt kabul bürosunca yerine getirilir.”, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar başlıklı 62.maddesinde “ (1) Seçenek yaptırımlar; suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak, hükümlülerin toplum içinde belli koşullar altında denetime tabi tutularak bazı yükümlülükler konulmak suretiyle hürriyetlerinin belli şekilde kısıtlanmasını öngören kısa süreli hapis cezası yerine verilen kamusal yaptırımlardır.
(2)5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (c), (d), (e) ve (f) bentlerindeki seçenek yaptırımların infazı müdürlükçe yerine getirilir.” ile Belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma başlıklı 64.maddesinde yer alan “(1) Belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma; mahkemelerce hükümlünün kişisel, sosyal ve eğitim durumu ile tekrar suç işleme riski göz önüne alınarak iyileştirmeyi ve suçun tekrarını önlemeyi esas alan, hükümlünün mahkûm olduğu hapis cezasının yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmesini veya belirli etkinlikleri yapmasını yasaklayan seçenek yaptırımdır.
(2) Belirli yerler veya etkinlikler; hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında; çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da hükümlünün yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinliklerdir.
(3) Yaptırımın infazı, hazırlanan denetim planının sanığa tebliği ile başlar, mahkemece belirtilen sürenin tamamlanmasıyla sona erer.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, kısa süreli hapis cezası belirli yerlere gitmekten yasaklanma şeklinde tedbire çevrilen suça sürüklenen çocuğun , denetimli serbestlik müdürlüğünce denetim planının kendisine tebliği için usulüne uygun olarak yapılan tebligata karşın süresinde müracaatta bulunmayarak tedbiri ihlal ettiğinin kabulü gerekirken yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar tesisinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen sanık hakkında “belirlenen seçenek yaptırımı yerine getirmemesi halinde tayin edilen kısa süreli hapis cezasının kısmen veya kısmen infazına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi” karşısında, öncelikle anılan yanlışlık yönünden de kanun yararına bozma istenmesine ilişkin gereğinin takdiri ile görüş bildirildikten sonra, inceleme yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 03/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.