YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18187
KARAR NO : 2015/5398
KARAR TARİHİ : 24.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun, müştekiye ait direksiyon kilidi ile kilitlenmiş park halindeki motosikleti çalma şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesinde belirtilen suçu oluşturduğu gözetilmeksizin, aynı yasanın 141/1. maddesi ile hüküm kurulması,
2-Suça sürüklenen çocuk tarafından kullanılan suça konu motosikletin, kolluk görevlileri tarafından şüphe üzerine ele geçirilmesi dikkate alınarak, TCK’nın 146. maddesinde öngörülen “malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmesi” koşulu gerçekleşmediği gibi ayrıca benzin ve yağ tüketildiği de gözetilmeden, suçun kullanma hırsızlığı olduğu kabul edilerek indirim yapılması,
3-Suç tarihinde 12-15 arası yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine aykırı şekilde sosyal inceleme yaptırılmadan hüküm kurulması,
4-Suça sürüklenen çocuğun, suçun işlenmesinden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nazara alınarak, cezanın ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemekten çekineceğine dair mahkememize vicdanihasıl olduğu” denilmek suretiyle erteleme kararı verilmesine karşın, ”suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydı, suç işleme hususundaki eğilimleri, katılanın zararının giderilmemiş olması nazara alınarak bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde kanaat hasıl olmadığından” bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle, hükümde çelişki meydana getirilmesi;
5-Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında gözüken ilamının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olduğu da gözetilerek, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan 1 yıldan az hapis cezasının, TCK’nın 50. maddesinin 3. fıkrası gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
6-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken yaş küçüklüğü nedeniyle 5275 sayılı CGİK’nun 106/4. maddesi gereğince adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
7-5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun savunmsını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiiye ödenen avukatlık ücretinin, suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 24.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.