Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/20861 E. 2015/6159 K. 02.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20861
KARAR NO : 2015/6159
KARAR TARİHİ : 02.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanıklar … ve … Hakkında Katılan …’a Karşı İşyeri Dokunulmazlığını İhlal Suçundan Kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde hükmedilen uzun süreli erteli hapis cezalarında TCK’nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun kendi alt soyları açısından uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin ve katılan vekilinin tmyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkralarından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak hükümlere “5237 sayılı TCK.’nın 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum olduğu hapis cezası ertelendiğinden uygulanmamasına’’ tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanıklar … ve … Hakkında Katılanlara Karşı Hırsızlık Suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıklardan … suça konu işyerinde çalıştığı ve çaldıkları üç adet bilgisayarın birden fazla müştekiye ait olduğunu bildiğine ilişkin beyanı dışında, diğer sanık …’ın bu işyerinde çalışmadığı, bilgisayarların farklı kişilere ait olduğunu bilmediğine ilişkin beyanı karşısında sanık … yönünden eylemin tek hırsızlık suçu olarak kabul edilmesi gerekirken müşteki sayısınca hırsızlık suçunun oluştuğunun kabulü ile fazla ceza tayini,
2- Sanıklar hakkında katılan … karşı hırsızlık suçundan temel ceza belirlenirken suça konu çalınan para, bilgisayar ve altınların değeri gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan orantılı şekilde ayrılmak gerekirken, yazılı şekilde alt sınırdan uygulama yapılması
3- Sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından hüküm kurulurken 5237 Sayılı TCK’nın 62. maddesi gereği cezadan 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu hapis cezasının 2 yıl 8 ay 15 gün yerine 2 yıl 5 ay 15 gün olarak eksik ceza tayin edilmesi,
4- 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğun, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverme tarihine kadar” diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” süreceğinin belirtilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması
5- Yargılama gideri olarak hesaplanan ve sanıkların payına düşen 1,40’ar TL. miktarın CMK’nın 324/4 maddesine 6352 sayılı Kanunun 100. maddesiyle eklenen değişiklik gözetilerek terkin edilecek miktar olan 20,00 TL’nin altında kaldığının anlaşılması karşısında, hazineye yükletilmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 02/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.