YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20931
KARAR NO : 2015/7908
KARAR TARİHİ : 28.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, Sanıklar … ve … hakkında mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanık … hakkında sonuç ceza olarak, adli para cezasına hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi karşısında mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen 5 nolu düşünceye iştirak edilmemiştir.
1-Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık …’in 16/03/2011 tarihli ifadesinde suça konu kartını 4-5 ay kadar önce kaybettiğini, kaybettiği ertesi günde iptal ettirtiğini ve bir daha kullanmadığını beyan etmesi karşısında; … Bankasından alınan 20.12.2011 günlü yazıda, söz konusu kartın 08.09.2008 tarihinde basıldığı, Fraud (sahtecilik) olayı nedeniyle 02.11.2010 tarihinde kullanıma kapatıldığı, 03.11.2010 tarihinde yeniden basıldığının bildirilmiş olması karşısında; söz konusu karta ilişkin talep formu ve ekli kimlik örneği getirtilerek, kullanılan kimlik ve imzanın sanığa ait olup olmadığı araştırılarak kartın sanık tarafından çıkartılıp çıkartılmadığı,
2- Dosya içerisinde mevcut, sanık …’in hesabına havale edilen paranın 703 Tllik kısmının POS Astoria iletişim ve POS İmparator İletişimden alışveriş yapmak suretiyle kullanıldığının anlaşılması karşısında; bu işyerlerinin tespiti ile işlem anında kamera görüntüsü bulunup bulunmadığının sorularak, varlığı halinde, kamera kaydında görüntüsü bulunan kişinin sanık veya başkaca bir kişi olup olmadığının değerlendirilmesi, kamera kaydının bulunmaması ya da elde edilen görüntülerin kimlik tespitine elverişli olmaması halinde ise alışveriş yapılan işyerlerinden alım-satım işlemine ait fatura, fiş veya benzeri bir belgenin bulunup bulunmadığının, faturanın kimin adına tanzim edildiğinin tespitinin yapılması,
3- Müştekinin banka hesabına rızası dışında sanık … adına kayıtlı … Nolu GSM hattına bağlı … IP nolu internet bağlantısı üzerinden girilerek havale işlemlerinin gerçekleştirildiğinin belirlendiği, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında suça konu hat numarasının kendisine ait olmadığını, adına hat çıkartılmış olabileceğini belirtmiş olması karşısında; sanığın savunmasının doğruluğunun tespiti açısından, ilgili GSM şirketinden sanığa ait hat abonelik sözleşmesi aslının getirtilerek fotoğraf ve imzanın sanığa ait olup olmadığı denetlenerek, yetersiz olması halinde imza incelemesi de yaptırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
4-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.11.2009 gün ve 193/268 sayılı kararında da açıklandığı üzere; sanıkların şikayetçinin hesabına internet aracılığı ile girip hesabına para aktararak almaktan ibaret olan eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 142/2-e maddesinde öngörülen “bilişim sisteminin kullanılması suretiyle hırsızlık” suçunu oluşturmasına karşın suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyete hükmedilmesi,
5-Sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezası takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde aynı gerekçeler ile hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
6-Sanıklar hakkında adli para cezası karşılığı birim gün sayısı para cezasına çevrilirken 5237 sayılı TCK’nın 50/1-a ve 52/2. maddelerinin uygulanmasına karar verilirken uygulama maddesinin yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
7-Sanıklardan ayrı ayrı tahsiline karar verilen 36 TL yargılama giderlerinin, 5271 sayılı CMK’nın 324/4 maddesine 6352 sayılı Kanunun 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20 TL’nin altında kaldığının anlaşılması karşısında, hazineye yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin, sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkın korunmasına , 28.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.