YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2159
KARAR NO : 2014/30677
KARAR TARİHİ : 04.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Hükümlü … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık … hakkındaki Çorlu Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22.04.2003 gün, 2001/661 Esas ve 2003/489 Karar sayılı hükmünün aynı dosyadaki sanık….’a ilişkin bölümünün, bu sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 21.02.2007 gün, 2007/2617 Esas ve 2007/1002 Kararı ile, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için bozulması üzerine sanık … hakkındaki önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hakkında verilen hüküm kesinleşmiş olan …’nın tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; … hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın suçunu ikrara yönelik herhangi bir beyanının olmaması ve atılı suçu işlediği yönünde diğer sanıkların atfı cürüm niteliğindeki beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı, mahkumiyetine yeterli delil elde edilemeyen sanığın beraati yerine, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
1-Anayasanın 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 230 ve 289 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delilerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi ve CMK’nın 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulması,
2-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde denetime olanak vermeyecek şekilde soyut ifadelerle mahkûmiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 04.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.