YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/31169
KARAR NO : 2015/19626
KARAR TARİHİ : 09.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar … ve … müdafiinin temyiz istemi bakımından yapılan incelemede:
Kararın sanıklar müdafiine 21/03/2014 tarihli karar duruşmasında tefhim edildiği, sanıklar müdafii bakımından temyiz süresinin bu tarihten itibaren başlayacağı, sanıklar müdafiinin CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 05/05/2014 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, CMUK’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin REDDİNE,
B-Sanıklar …, … ile sanık … müdafiinin temyiz istemleri bakımından yapılan incelemede:
Sanıklar … ve …’un barodan atanan müdafiileri Sabri Aydınoğlu’ndan haberdar olup Sabri Aydınoğlu’nun askere gidecek olması nedeniyle vekillikten çekilmesi üzerine yine barodan atanan müdafii Av….’dan sanıkların haberdar olduklarına dair bir bilgiye rastlanmadığı, dolayısıyla sanıkların öğrenme ile verdikleri 05.05.2014 tarihli dilekçeleri süresinde verilmiş temyiz dilekçesi kabul edilerek yapılan incelemede;
B-1-Sanık … müdafiinin mala zarar verme suçu bakımından verilen temyiz talebinin reddine dair ek kararı temyiz etmemesi nedeniyle …’in mala zarar verme suçu temyiz kapsamı dışında tutulup sanıklar … ve … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihli 27905 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 2/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, sanıklar … ve …’un temyiz isteklerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak ayrı ayrı REDDİ ile 30.06.3014 tarihli ek kararın ONANMASINA,
B-2-Sanıklar …, … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Hükümde TCK’nın 53. maddesine yer verilmemiş ise de; Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı da gözetilmek suretiyle TCK’nın 53. maddesinin infaz aşamasında uygulanması mümkün görülmüştür.
TCK’nın 61/1. maddesi uyarınca, suç konusunun önem ve değeri ile meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre temel ceza belirlenirken alt sınırdan ayrılınması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 6352 sayılı Yasanın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, sanığa yüklenen yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılması hususu infaz aşamasında re’sen dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamış, tebliğnamedeki bozma düşüncesine de iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar … ve … ile sanık … müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen aykırı olarak ONANMASINA, 09.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.