Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/3257 E. 2015/7616 K. 22.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3257
KARAR NO : 2015/7616
KARAR TARİHİ : 22.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Suç tarihinin karar başlığında hatalı yazılması, mahallinde düzeltilebilmesi mümkün maddi hata niteliğinde görülmüş olup bozma nedeni yapılmamıştır.
Hırsızlık eylemlerinin gece sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin anlaşıldığı halde sanıklar hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanıklar … ve …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, sanıklar hakkında “ TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ’’ ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine ‘‘ TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen ve TCK’nın 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK’nın 53/3. maddesi gözetilerek TCK’nın 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına ’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Suç tarihinin karar başlığında hatalı yazılması, mahallinde düzeltilebilmesi mümkün maddi hata niteliğinde görülmüş olup bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık …’nun eyleminin , suç tarihinden önce sanıklar …, … ve …’in işledikleri suçta kullandıkları atm kartının temin edilmesinden ibaret olduğu, sanık Timuçin’in bu eyleminin TCK’nın 39/2-b-c maddesinde düzenlenen suçun işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak fiilini oluşturup TCK’nın 39/1’inci maddesi uyarınca verilen cezadan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Hırsızlık eylemlerinin gece sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin anlaşıldığı halde sanık hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması,
3-TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık …‘nun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi hükmünün gözetilmemesine, 22/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.