YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/37503
KARAR NO : 2015/7919
KARAR TARİHİ : 28.04.2015
KANUN YARARINA BOZMA
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1, 31/3, 168/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 50/1-d maddesi uyarınca 3 ay süre ile alkollü yerlere, kahvehane ve oyun salonlarına gitmekten yasaklanması tedbirine çevrilmesine dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2012 tarih ve 2012/334-655 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun yapılan tebligata rağmen süresinde … Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmemesi üzerine bila infaz evrakın … Cumhuriyet Başsavcılığınca Mahkemeye iadesi üzerine, olumsuz edim içeren yaptırım için öngörülen sürenin başlaması için tebligatın yeterli olduğu, edime aykırı hareket edilip edilmediğinin kolluk araştırması ile tespit edileceği, hükümlünün yasağa aykırı davrandığının tespit edilmemesi halinde seçenek tedbirin yerine getirilmiş sayılacağı, aksi durumda ise mahkemeden karar isteneceği, hükümlünün tebliğ üzerine Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne gitmemesinin ihlal oluşturmadığı belirtilerek, ihlal tespit edilmediğinden kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına yönelik talebin reddine ilişkin, aynı Mahkemenin 09.09.2013 tarih ve 2012/334-655 sayılı ek kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 19.11.2014 gün ve 94660652-105-78-10443-2013-20375/69474 sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.11.2014 gün ve 2014/382011 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre;
I-) … Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2012 tarihli ve 2012/334-655 sayılı kararı yönünden yapılan değerlendirmede;
5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesine göre fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4 maddesindeki “Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde 11. fıkra hükmü uygulanır.” biçimindeki emredici düzenlemeler ve 5237 sayılı TCK’nın 50/6-7 madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen seçenek yaptırımı yerine getirmemesi halinde tayin edilen kısa süreli hapis cezasının kısmen veya tamamen infazına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde,
II-) … Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2013 tarih ve 2012/334-655 sayılı ek kararı yönünden yapılan değerlendirmede,
1) Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 40. maddesinde “(1) Denetimli serbestlik kararlarının kaydedilmesinden itibaren şüpheli, sanık veya hükümlülere üç iş günü içerisinde yapılacak yazılı veya elektronik tebligatta, tebliğden itibaren on gün içerisinde müdürlüğe başvurulması gerektiği belirtilir.
(2) Haklarında;
a) Adli kontrol tedbirine,
b) Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına yükümlülerin müdürlüğe başvurması istenmez.
(3) Düzenlenen tebligatta yükümlünün haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen bir mazereti olmadan müdürlüğe gelmemesi veya hakkında belirlenen yükümlülüklerin gereğini yerine getirmemesi halinde denetimli serbestlik kararının niteliğine göre kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebileceğine, seçenek yaptırım veya tedbirin hapse çevrilebileceği ya da koşullu salıverilme kararının geri alınabileceği gibi gelmemenin hukuki sonuçları yükümlüye bildirilir.
(4) Usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen yükümlü on gün içerisinde müdürlüğe müracaat etmezse komisyonun onayından sonra kayıt kapatılarak infaz dosyası Cumhuriyet başsavcılığına geri gönderilir.
(5) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına karar verilmesi halinde, hükümlüye ayrıca müdürlüğe müracaat etmesi için tebligat yapılmaz. Hükümlünün süresi içinde müdürlüğe gelmesi beklenir.
(6) Cezanın konutta çektirilmesine karar verilmesi halinde hükümlüye tebligat yapılmaz. Kayıt işlemlerinin tamamlanmasından itibaren denetim bürosunda görevli denetimli serbestlik memuru hükümlünün adresine giderek kararın infazına ilişkin çalışmaları başlatır.
(7) Denetimli serbestlik kararlarının yerine getirilmesi sırasında kayıt işlemlerinin tamamlanmasından sonra yükümlülerin ilk müracaatı için yapılacak tebligat işlemleri, bu madde hükümlerine göre kayıt kabul bürosunca yerine getirilir.”, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar başlıklı 62. maddesinde “(1) Seçenek yaptırımlar; suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak, hükümlülerin toplum içinde belli koşullar altında denetime tabi tutularak bazı yükümlülükler konulmak suretiyle hürriyetlerinin belli şekilde kısıtlanmasını öngören kısa süreli hapis cezası yerine verilen kamusal yaptırımlardır.
(2) 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin birinci fıkrasının (c), (d), (e) ve (f) bentlerindeki seçenek yaptırımların infazı müdürlükçe yerine getirilir.” ile Belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma başlıklı 64.maddesinde yer alan “(1) Belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma; mahkemelerce hükümlünün kişisel, sosyal ve eğitim durumu ile tekrar suç işleme riski göz önüne alınarak iyileştirmeyi ve suçun tekrarını önlemeyi esas alan, hükümlünün mahkûm olduğu hapis cezasının yarısından bir katma kadar süreyle, belirli yerlere gitmesini veya belirli etkinlikleri yapmasını yasaklayan seçenek yaptırımdır.
(2) Belirli yerler veya etkinlikler; hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında; çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da hükümlünün yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinliklerdir.
(3) Yaptırımın infazı, hazırlanan denetim planının sanığa tebliği ile başlar, mahkemece belirtilen sürenin tamamlanmasıyla sona erer.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, kısa süreli hapis cezası belirli yerlere gitmekten yasaklanma şeklinde tedbire çevrilen suça sürüklenen çocuğun, denetimli serbestlik müdürlüğünce denetim planının kendisine tebliği için usulüne uygun olarak yapılan tebligata karşın süresinde müracaatta bulunmayarak tedbiri ihlal ettiğinin kabulü gerekirken yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar tesisinde, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu, anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile;
A- … Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2012 tarihli ve 2012/334-655 sayılı kararına yönelik yapılan incelemede;
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2012 tarih ve 2012/334 esas, 2012/655 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma uygulamaya yönelik olduğundan aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan verilen hükümde yer alan 5237 sayılı TCK’nın 50/6 maddesi gereğince seçenek tedbiri yerine getirmemesi halinde kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin ihtarına ilişkin paragrafın hüküm fıkrasından çıkarılmasına, karardaki diğer kısımların AYNEN MUHAFAZASINA,
B- … Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2013 tarih ve 2012/334-655 sayılı ek kararı yönelik yapılan incelemeye gelince;
… Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2013 tarih ve 2012/334-655 sayılı ek kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi gereğince BOZULMASINA, bozma sonrası 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenlemeye göre, seçenek yaptırımı yerine getirmeyen suça sürüklenen çocuk hakkındaki tedbirin aynı maddenin 11. fıkrası uyarınca adli para cezasına çevrilmesi ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre tahsil edilmesi için ilamın mahallin en büyük mal memurluğuna gönderilmesi için müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 28.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.