Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/5588 E. 2014/8373 K. 11.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5588
KARAR NO : 2014/8373
KARAR TARİHİ : 11.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiiye yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. İnceleme konusu somut olaya gelince; sanık … hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında adı geçen sanığa 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi gereğince mahkemenin istemi üzerine müdafii atandığı, yüzüne karşı tefhim edilen kararı sanığın atandığından haberdar olmadığı bu müdafii tarafından temyiz edilmediği, yapılan bu tefhimin kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar edilmeyen adı geçen sanık açısından hukuksal sonuç ifade etmediği gibi, kararın sanığa tebliğine ilişkin belgeye de dosya içerisinde rastlanılamadığının anlaşılması karşısında; sanığın 7 günlük temyiz süresinden sonra verdiği 09.04.2013 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilmekle, mahkemenin, sanığın temyiz talebinin reddine dair 05.04.2013 tarihli ek kararının ve bu karara yönelik itirazın reddine ilişkin Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2013 tarih 2013/348 değişik iş sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık ve iki arkadaşının müştekiye ait işyerinin sağlam ve dayanıklı kapısını sert bir cisimle zarar vererek açtıktan sonra hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Kanunun 116/2-4, 119/1-c ve 151/1. maddelerine uyan birden fazla kişiyle işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve yasal koşullar gerçekleşmemesine rağmen 5237 sayılı TCK’nın 145/1. maddesi uyarınca sanığın cezasından indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “yargılama giderlerine” ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.