Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/5663 E. 2014/29630 K. 27.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5663
KARAR NO : 2014/29630
KARAR TARİHİ : 27.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle değişik 5320 sayılı yasaya eklenen geçiçi 2.madde gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin Bitlis Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.07.2013 tarih 2011/132-2013/66 sayılı ek kararına karşı yaptığı temyiz isteminin CMUK’un 317 maddesi uyarınca reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan temyiz isteminin reddine dair hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında yer alan ”53. maddenin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV-Suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler ile ilgili temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk ve sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
21.03.2011 ve 22.03.2011 tarihli olay tutanakları ve katılanın beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk … ve sanık …’ün katılana ait evden çaldıkları eşyaların bir kısmının Siirt ilinde suça sürüklenen çocuk ve sanığın üst ve araçlarında yakalandıktan sonra itirafları doğrultusunda kısmi olarak soruşturma aşamasında katılana teslim edildiğinin, yine katılan tarafından kovuşturma aşamasında verilen 20.06.2012 tarihli dilekçe ile tüm zararlarının karşılandığını belirttiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında TCK’nın 168. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de; Sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafii ile sanık …’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi