Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/5749 E. 2014/28793 K. 20.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5749
KARAR NO : 2014/28793
KARAR TARİHİ : 20.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Temyiz isteminin reddine, mahkumiyet

Mahalli Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Harçlar Kanununda düzenlenen temyiz harcına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 20.11.2011 tarih 2011/54 E. 2011/142 K. sayılı hükmü ile iptal edildiği ve iptal hükmünün 29.06.2012 tarihinde yürürlüğe girdiğinin anlaşılması karşısında; hak arama özgürlüğünün sınırlanmaması için sanık hakkında temyiz talebinin reddine dair mahkemenin 10.10.2011 ve 09.09.2013 tarihli ek kararları kaldırılarak yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığa yüklenen suçun suç tarihi itibariyle şikayete tabî olduğu, mağdurun 08.11.2007 tarihli oturumda alınan beyanında, şikayetinin bulunmadığını söylemesi karşısında; sanığa atılı mala zarar verme suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle 5271 Sayılı CMK’nun 223/8.maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması sırasında en ağır cezayı içeren ilam (Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/616 Esas 2005/192 Karar sayılı ilamıyla TCK’nın 142/1-e, 35, 143, 145 ve 62. maddelerinden verilen 1 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası) yerine yazılı şekilde daha az ceza içeren başka bir ilam tekerrüre esas alınmış ise de; aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek kararda gösterilen ilamdaki ceza miktarı infazda dikkate alınacağından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
2-6352 sayılı Yasanın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, sanığa yüklenen yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında yer alan ”53. maddenin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılıp yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi, yine hüküm fıkrasında yargılama giderleri ile ilgili bölümde yer alan ”sanıktan tahsiline” ibaresi çıkarılarak yerine ”6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.