YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9515
KARAR NO : 2014/13256
KARAR TARİHİ : 08.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanık …’nın temyizine yönelik yapılan incelemede;
20.11.2013 tarihinde açıklanan hükme karşı 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 28.11.2013 tarihinde temyiz isteminde bulunan sanığın temyiz talebinin, 1412 sayılı CMUK’nın 317 maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
B- O yer Cumhuriyet savcısının temyizine yönelik yapılan incelemede,
a- Sanık …’nın müştekilerden …, …, …, … ve …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme; müşteki …’na yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK’nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyi niyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Esasen iyi niyetli olan satın alanda bulunan ve hırsızlık suçuna konu olan eşyaya el konulamaz. Hırsızlık suçuna konu eşyaya el konulmasına rağmen, failin satın alandan aldığı para veya sağladığı menfaatin satın alana iade edilmemesi halinde, satın alana Devlet eliyle haksızlık yapılmış olur. Somut olayda, satın alan TCK’nın 165. maddesinin faili olmakla kötü niyetli olduğundan, hırsızlık suçunun faili, çaldığı malı sattığı yeri söyleyerek suç konusu eşyanın mağdura iadesini sağlamışsa da satın alandan elde ettiği parayı kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi halinde, etkin pişmanlık hükümleri uygulanabileceği için TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı hâlde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, kabule göre de, soruşturma aşamasında yapılan iade nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca etkin pişmanlık indiriminin 1/2 oranından fazla olması gerektiği gözetilmemiş ise de, yapılan indirimin sanığın lehine olması nedeniyle, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın tekerrüre esas alınan hükümlülüğünde 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesinin uygulanmış olması karşısında, aynı Yasanın 58/5. maddesine göre tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
2- Müdafilik görevinin yerine getirildiği tarihte yürürlükte bulunan Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi Ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tebliğin 4/1-c maddesi gereğince müdafilik ücretine 310 TL’den fazla hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında “5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkartılması ve müdafilik ücretinin 310 TL’ye indirilip toplam 351,90 TL yargılama masrafının sanık …’dan alınmasına karar verilmek suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
b- Sanık …’nın müşteki ….’na yönelik mala zarar verme eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın hırsızlık suçunu işlemek amacıyla, mala zarar vermek suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 142/4. maddesi uyarınca anılan suçun, suç tarihine göre şikayet şartına bağlı olmadığı, bu nedenle de düşme kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde kamu davasının düşmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.