Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/1078 E. 2015/7829 K. 27.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1078
KARAR NO : 2015/7829
KARAR TARİHİ : 27.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
İşyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından dolayı ek iddianame ile dava açılmasına karşın, bu hususta karar verilmesi gerekirken suç duyurusunda bulunulmuş ise de; anılan suçlardan dolayı zaman aşımı süresi içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosya içeriğinde mevcut 06.04.2007 tarihli olay yeri inceleme raporunda kilitli bulunan kapının tornavida vb alet ile zorlanarak kilit kısmından açıldığının belirtildiği yine dosyada mevcut 01.06.2007 tarihli bilirkişi raporunda kapının zorlanarak yada sair alet kullanılarak açıldığının belirtildiği, inkara yönelik savunmada bulunan sanıkların işyerine nasıl girildiği konusunda herhangi bir açıklamada bulunmadıkları gibi bu aşamadan sonra yapılacak araştırmada kilit sisteminin bozulup bozulmadığının da tespit edilmesinin mümkün olmaması ve mağdurun da 08.06.2007 tarihli celsede kapının basit bir zorlama ile açıldığını beyan eylemesi karşısında; sanıklar hakkında TCK’nın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılırken, suça konu eşyaların çalındığı işyerine anahtar yada sair alet kullanılarak girildiğine dair kanaate nasıl ulaşıldığı karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan, suç vasfının hatalı tayini ile yazılı madde ile uygulama yapılması,
2-TCK’nın 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, koşullu salıverme tarihinin sadece kendi altsoyları üzerindekiler bakımından uygulanması gerektiği dikkate alınmadan aynı maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanıklar … ve …’nın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı kanunun 8/1 maddesi delaletiyle halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi uyarınca bozmadan hükmü temyiz etmeyen sanık …’ın da yararlandırılmasına 27.04.2015 tarihinde oy birliği ile karar verildi.