YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10803
KARAR NO : 2015/10107
KARAR TARİHİ : 02.06.2015
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d, 143. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün infazı tamamlanıncaya kadar aynı Kanun’un 53/1- (a), (b), (c), (d) ve (e) maddelerinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair,… Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2007 tarih ve 2005/343 esas, 2007/214 karar sayılı kararına karşı,… Bakanlığı’nın 09.02.2015 gün ve 94660652-105-34-5670-2014/3247/9347 sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23.02.2015 gün ve 2015/54237 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
1-Kayden 15.03.1986 doğumlu olup, suçun işlendiği 08.09.2003 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan hükümlü hakkındaki yargılamanın çocuk mahkemesinin görevine girdiğinin gözetilmemesinde,
2- Sanığın üzerine atılı suçun 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca suç tarihi itibarıyla uzlaşma kapsamında bulunduğu cihetle, 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde,
3- Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.01.2006 tarih ve 2005/16216 esas, 2006/124 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 492/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlık fiili yanında 5237 sayılı TCK’nın 116. maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve aynı Kanun’un 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesinde,
4- Sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında,
5- 08.09.2013 tarihinde muhkem kilitlerin kırılması sureti ile gerçekleştirilen hırsızlık suçunun 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında kaldığı hâlde aynı Kanun’un 142/2-d maddesi uyarınca hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu, anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre;
(1) numaralı kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;
15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 48. maddesi ile 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un yürürlükten kaldırılması ve Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasındaki “Genel ceza mahkemelerinde görülmekte olan ve bu Kanununun yürürlüğe girdiği tarihte 18 yaşını doldurmuş olan sanıklar hakkındaki dava ve işler çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerine devredilemez” şeklindeki düzenlemeye göre, kayden 15.03.1986 doğumlu olan hükümlünün 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 15.07.2005 tarihinde 18 yaşını doldurmuş olduğu nazara alınarak, yargılamanın çocuk mahkemesinin görevine girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilemeyeceğinden kanun yararına isteminin REDDİNE,
(2), (3), (4) ve (5) numaralı kanun yararına bozma istemleri nedeniyle yapılan incelemeye gelince;
Suçun işlendiği 08.09.2003 tarihinde 15-18 yaş grubuna dahil olan hükümlünün cezasından 5237 sayılı TCK’nın 31/3 maddesi gereğince indirim yapılmaması ve 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü lehine olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 492/1, 522 (pek fahiş) maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlünün, işyerinin kapısının kilidini kırıp içeri girerek sigara ve içki çalması eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 31/3. maddelerine uyan geceleyin bina içinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Kanun’un 116/2-4, 31/3 ve 151/1, 31/3. maddelerine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve tüm suçlar yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu nedenleriyle hırsızlık suçundan hükümlü … hakkında ….. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 13.03.2007 tarih ve 2005/343 esas, 2007/214 karar sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi gereğince müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 02.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.