Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/11475 E. 2015/11096 K. 16.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11475
KARAR NO : 2015/11096
KARAR TARİHİ : 16.06.2015

Hırsızlık suçundan sanık …’un, 765 sayılı TCK’nın 493/1 ve 522. maddeleri gereğince 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair… Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2004 tarih ve 2003/316 esas, 2004/31 karar sayılı kararının temyizi aşamasında 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği yönündeki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının dosyayı iade etmesi üzerine, sanığa 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesi gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53/1-a maddesi gereğince 3 yıl süre ile memuriyet ve hizmetlerinden istihdam edilmekten yoksun bırakılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 13.04.2006 tarih ve 2006/7 esas, 2006/195 karar sayılı kararına karşı, … Bakanlığı’nın 17.03.2015 gün ve 94660652-105-41-11015-2013-6108/18957 sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.04.2015 gün ve 2015/116411 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
1- Sanık hakkında, hükmü kesinleşen diğer sanık… ile birlikte, müştekiye ait kilitli otomobilin kapı kilidini spatula ile zorlayıp açmasına yardım ederek otonun çalındığının anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde tanımlanan suça uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde aynı Kanun’un 142/2-d maddesine göre hüküm kurulmasında,
2- Hırsızlığın gece sayılan zaman diliminde gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmamasında,
3- Hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeni ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki (b), (c), (d) ve (e) bentlerinin de uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, sadece aynı Kanun’un 53/1-a bendinde belirtilen haktan sanığın mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olunmasında,
4- 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiği hâlde yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu, anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü … hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2006 tarih ve 2006/7 esas, 2006/195 karar sayılı hükmün CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma uygulamaya yönelik olduğundan aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince, hükümlü … hakkındaki hüküm fıkrasının çıkartılıp yerine, “1- Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi gereğince 2 yıl HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 2- 5237 sayılı TCK’nın 143/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 artırım yapılarak 2 yıl 4 ay HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 3- Sanığın fiilden sonraki davranışları ve cezanın sanığın üzerindeki olası etkileri bir arada değerlendirilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 62. maddenin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, 4- 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına, 6- Toplam 100,20 TL. mahkeme masrafından sanık …’un payına düşen 50,10 TL. yargılama giderinin sanık …’dan tahsiline,” cümlelerinin Mahkeme kararına ilâvesine, karardaki diğer hususların aynen yerinde bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 16.06.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.