YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11958
KARAR NO : 2015/9923
KARAR TARİHİ : 01.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiği ve müştekiye ait işyerinin kepenk kilidini kırmak suretiyle içeriğe giren ve hırsızlık yapan suça sürüklenen çocuğun gerçekleştirdiği hırsızlık eylemine ilişkin olarak; 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143 ve 31/2 maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. Maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, dosya içeriği ve oluşa göre eylemin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasa’nın 116/2-4, 119/1-c ve 151/1. maddesindeki suçları da oluşturduğu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca söz konusu suçlar ile ilgili olarak uzlaşma hükümlerinin de değerlendirilmesinin gerekeceği ve Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde lehe yasanın yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
I-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen sürelerin, 765 sayılı TCK’nın 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen sürelerden daha lehe olduğunun kabulü ile;
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK’nın 151/1 maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçu aynı Yasa’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4 maddelerine göre hesaplanan 6 yıllık dava zamanaşımına bağlı olup, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilk kararın kesinleştiği 11.03.2009 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 08.09.2009 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak suç tarihi olan 16.02.2005 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçuna ilişkin olarak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Temyize konu suçların işlendiği tarih itibariyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 24. maddesi kapsamında uzlaşma hükümlerine tabi olduğunun anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında bu suçlar yönünden CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunulduktan sonra 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ile suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunu yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nın lehe olduğunun kabulü halinde; suça sürüklenen çocuğun, müştekinin işyerinden 4 TL çalması şeklindeki eyleminde, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 145. maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 01.06.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.