Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/12087 E. 2015/10647 K. 09.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12087
KARAR NO : 2015/10647
KARAR TARİHİ : 09.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun hükümlü tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Hükümlünün hazırlık soruşturmasında müştekinin balkonunda bulunan bilgisayarı, yer gösterme tutanağındaki beyanında hırsızlık eylemini saat 23.00’de kollukta ise saat 22.00 sıralarında işlediğine dair beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında; 10.07.1996 suç tarihinde Kadıköy’de yaz saati uygulamasına göre güneşin saat 20.41’de battığı geceden sayılan zaman diliminin ise saat 21.41’de başladığının anlşılması karşısında; hükümlü hakkında uyarlama yargılaması yapılırken 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesinin yanında aynı yasanın 143 maddesiyle uygulama yapılacağının gözetilmemesi,
2) Hükümlü yakalandığında çaldığı bilgisayarı sattığı yeri gösterip müştekiye iadesini sağlamış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 esas 2013/106 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 763.maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın artık eşya üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığından üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi sonucu eşyanın satın alan kişiden alınarak mağdura iadesinin 168.madde anlamında hükümlü tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmadığı ve belirtilen maddenin uygulama şartlarının oluşmadığının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’nin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine 09.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.