YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12644
KARAR NO : 2017/8477
KARAR TARİHİ : 12.07.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca iade kararı sadece karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükümle ilgili olup, iade kararından sonra mühür bozma suçu yönünden kurulan 22/04/2013 tarihli 2012/1081 Esas ve 2013/272 Karar sayılı ikinci karar yok hükmünde olup mühür bozma suçundan kurulan ilk hüküm ve bu hükme karşı yapılan temyiz başvuruları geçerli olduğundan sanık …’ın mühür bozma suçundan kurulan 16/06/2011 tarihli 2009/328 Esas ve 2011/385 Karar Karar sayılı hükme yönelik temyiz talebi ile karşılıksız yararlanma suçundan kurulan 22/04/2013 tarihli 2012/1081 Esas ve 2013/272 Karar sayılı hükme yönelik temyiz taleplerinin yapılan incelemesinde;
1- Dosya içerisinde bulunan Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi’ nin 2010/301 Esas sayılı kararı gözetildiğinde yargılamaya konu tutanak dışında aynı yerle ilgili olarak sanık hakkında 30.05.2008, 20.06.2008 ile 26.09.2008 tarihli başka tespit tutanaklarının da düzenlendiğinin ve bu tutanaklara yönelik olarak 22.12.2010 tarihinde beraat kararı verildiğinin bu suretle yakın tarihlerde düzenlenen tutanaklara ilişkin olarak birbiriyle çelişen kararlar verildiğinin anlaşıldığı, gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulama yerinin tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi ile getirilen düzenleme yönünden haksız yere hak kaybına uğranmasının önlenmesi bakımından, sanık hakkında açılan başkaca davalar da varsa araştırılıp, her bir dava dosyasının suç ve iddianame tarihleri, kesinleşip kesinleşmedikleri tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, tutanaklar arasındaki süre dikkate alındığında sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerekebileceği nazara alınarak öncelikle birleştirme olanağı varsa dosyalar birleştirilerek, birleştirme olanağı mümkün olmadığı taktirde dava dosyalarının bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine konulması sağlanarak TCK’nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının ve söz konusu Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/301 Esas sayılı dosyası gözetilerek inceleme konusu dosyanın sübutunun tartışılıp değerlendirilmesi zorunluluğu,
2- Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Kabüle göre,
İddianamedeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; sanık hakkında mühür bozma suçundan 31/07/2008 tarihli tutanak yönünden 5271 Sayılı CMK’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığının anlaşılması karşısında; 15/08/2008 ve 02/09/2008 tarihli iki adet kaçak su kullanımına ilişkin tutanak yönünden 15/08/2008 tarihinde yapılan mühürlemenin 02/09/2008 tarihinde bozulduğu tespit edildiğinden tek mühürleme suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden dava konusunun dışına çıkılarak 5237 sayılı TCK nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 Sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
3- Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği hususu gözetilerek, sanığın kurum zararını giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, öncelikle bilirkişiden normal tarifeye göre (vergiler dahil cezasız) kurum zararının belirlenmesine esas olmak üzere rapor aldırılıp ardından sanığa “bilirkişi tarafından tespit edilecek vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin zarar miktarını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4- Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve uzun süreli erteli hapis cezasında TCK’nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun kendi alt soyu dışındakiler açısından uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12/07/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.