Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/12712 E. 2017/2207 K. 07.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12712
KARAR NO : 2017/2207
KARAR TARİHİ : 07.03.2017

MAHKEMESİ : … Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında, müşteki … …’a yönelik eylemine ilişkin kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararların 5271 sayılı Yasanın 231/12. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup temyizi olanaklı olmadığından, itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için … İADESİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında, katılanlar … … ile … …’e yönelik eylemlerine ilişkin kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmama gerekçesi kararda gösterilmemiş ise de, suça sürüklenen çocuğun şu anki yaşı da gözetildiğinde, belirtilen eksiklik sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Katılanlara ait kabloların çalınmasından sonra uzakta ayrı ayrı yakıldığı, tüm bu işlemlerin yapılmasından sonra temyize gelmeyen sanık … … ile suça sürüklenen çocuk … …’in tesadüfen görülerek şüphe üzerine yakalandıklarının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs derecesinde kaldığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
…’nun 04.03.2008 tarih ve 647/43 ile 23.03.2004 tarih ve 41/70 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesi uygulanmış ise de, katılanlara ait kabloların çalınmasından sonra uzakta ayrı ayrı yakıldığı, tüm bu işlemlerin yapılmasından sonra temyize gelmeyen sanık ile suça sürüklenen çocuğun tesadüfen görülerek şüphe üzerine yakalandıklarının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçlarının tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs derecesinde kaldığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, suça sürüklenen çocuğun sabit kabul edilen eylemlerinden dolayı hakkında TCK’nın 142/1-b, 31/3 ve 62. maddeleri ile 142/1-e, 31/3 ve 62. maddelerine göre hüküm kurulduğu takdirde, sonuç cezalar ayrı ayrı “1 yıl 1 ay 10 gün” hapis cezası olarak belirleneceğinden ve aksi hal suça sürüklenen çocuğun; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, suça sürüklenen çocuğa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, hükmolunması gereken ceza miktarları itibariyle, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 50/1. maddesinde yer alan seçenek yaptırımların uygulanma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapması için zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiiye ödenen ücretin, suça sürüklenen çocuğa, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından suça sürüklenen çocuğa müdafii ücreti yüklenmesine ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.03.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.