YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13053
KARAR NO : 2015/12795
KARAR TARİHİ : 08.07.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’e karşı gece vakti hırsızlık suçundan kamu davası açılmış olmakla birlikte bu mağdura karşı işlenen suçtan dolayı hüküm kurulması unutulmuş ise de; bu hususta zamanaşımı süresi içinde mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK.’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
A- Suça sürüklenen çocuk … ve Sanık … Hakkında Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan hükümlerin temyizine yönelik yapılan incelemede;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihli 27905 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 2/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk … ve sanık … müdafiilerinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B- Sanık … Hakkında Müşteki …’a Karşı Görevi Yaptırmamak için Direnme Suçundan Kurulan hükmün temyizine yönelik yapılan incelemede;
Sanık hakkında katılana karşı kurulan mahkumiyet hükmünde katılanın isminin … yerine gerekçeli kararda hiç ismi geçmeyen … olarak yanlış mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş ve bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
C- Suça sürüklenen çocuk … ve Sanık … Hakkında katılan …’e Karşı Hırsızlık ve İşyeri Dokunulmazlığını ihlal Etme Suçlarından Kurulan Hükümlerin Temyizine Yönelik Yapılan İncelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 Esas ve 2012/1842 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunda 5237 sayılı TCK.’nın 116/4 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen suçun gece vakti birden fazla kişiyle birlikte işlenmesinin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı yasanın 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınacağı öngörüldüğünden suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan zamanaşımından düşme kararı isteyen tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde TCK’nın 35/2. maddesi gereğince cezadan indirim yapıldığı sırada hesap hatası sonucu 10 ay 3 gün hapis cezası yerine 9 ay hapis cezasına hükmedilerek ve bu miktar üzerinden da aynı yasanın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; atılı suçların sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğun, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverme tarihine kadar” diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” süreceğinin belirtilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması
2- Suça Sürüklenen çocuk … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4. fıkrasına göre hükmedilen adli para cezasının, ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … ve sanık … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık … hakkındaki hüküm fıkralarından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine ”53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi ve suça sürüklenen çocuk … hakkındaki hüküm fıkralarından ”ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ilişkin bölüm çıkarılarak, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
D- Sanık … Hakkında Mağdur …’a Karşı Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükmün Temyizine Yönelik Yapılan İncelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Mağdur …’ın işyerinden bir adet levye çalan sanık hakkında, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması
2- 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanığın bizzat sebebiyet verdiği yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderinden de payına düşen miktarda sorumlu tutulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 08.07.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.