Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/13895 E. 2017/2232 K. 07.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13895
KARAR NO : 2017/2232
KARAR TARİHİ : 07.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, başkalarının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümlerin temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Suça konu meyvelerin alındığı yerin marketin eklentisi olup olmadığı araştırılarak, eklenti olması halinde sanığın eyleminin TCK’nın 142/1-b, eklenti olmaması halinde ise TCK’nın 141/1. maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturacağının gözetilmemesi,
2- İftira suçuna ilişkin olarak, sanık her ne kadar yakalandığı sırada ismini verdiği …’in amcasının oğlu olduğunu belirtmiş ise de, tereddüde mahal vermeyecek bir şekilde, Hasan Sevil isimli şahsın kimlik bilgilerinin tespiti ile nüfusa kayıtlı olup olmadığı, araştırılarak mağdur sıfatı ile dinlenmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3- “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.