YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14676
KARAR NO : 2016/9239
KARAR TARİHİ : 17.05.2016
MAHKEMESİ : … Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mhakumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … …’ın, müştekiler … …, … …, … …, … … ve … …’a yönelik eylemleri nedeniyle zamanaşımı içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
A-Sanıklar … … ve … …’in müştekiler … … ve … …’a yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve süresine göre; aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık genel dava zamanaşımının, suç tarihleri olan 10.02.2004 ve 13.03.2004 ile inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … … ve … … müdafi ile sanık … …’ın temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B-Sanık … …’ın müştekiler … … ve … …’a yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
… Genel Kurulunun 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 143/1 maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi”nin, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-d maddesinde düzenlenen olağan ve diğer taraftan da suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 102/3, 104/2 maddelerinde öngörülen 15 yıllık genel dava zamanaşımının dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, diğer sanık … … ile birlikte katılanların aracına girerek suça konu sigaraları çalıp ayrıldıklarının anlaşılması karşısında; suçun tamamlandığı gözetilmeden, yazılı biçimde teşebbüsten hüküm kurulması,
2-Sanığın, olay tarihinde bıçakla zorlayarak kapısını açtığı araçları düz kontak yaptığı, çalıştıramadığından yerinden hareket ettirip götüremediği, bilahare araçlardaki sigara paketlerini çaldığı anlaşılması karşısında; fiili kesinti gerçekleşmeden aynı zaman dilimi içinde işlenip sona erdirilen eylemin bütünü itibariyle tek hırsızlık suçunu oluşturduğu düşünülmeden, 765 sayılı TCK’nın 80. maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … … ve … … müdafi ile sanık … …’ın temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 17.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi