YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15308
KARAR NO : 2017/2464
KARAR TARİHİ : 14.03.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay sırasında konut içerisinde uyumakta olan ve aldığı içkinin etkisi ile duyarlılığının azaldığı anlaşılan katılan …’nın üzerinde bulunan altın bileklik, altın zincir ve pantolonunun cebinde bulunan 100 TL para ile aynı konutta bulunan katılan …’e ait olup mutfakta duran cep telefonunun, konutta misafir konumunda olan sanık … tarafından çalındığı olayda; mutfakta duran telefonun katılan …’e ait olup olmadığının sanık tarafından bilindiği ispatlanamadığından, eylemin tek hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabulünde, yine suçun işlendiği saat tam tespit edilemediğinden sanık hakkında TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanmamasına yönelik mahkeme kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, birlikte kaldıkları konutta uyumakta olan katılan …’nın boynunda takılı bulunan altın zincir, bileğinde takılı bulunan bileklik ile pantolonunun cebinde bulunan 100 TL’yi, yine aynı konutta kalan katılan …’e ait mutfakta duran cep telefonunu çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesinde yer alan fikri içtima kuralları da dikkate alındığında, TCK’nın 142/2-b maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, anılan Kanunun 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
2-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
3-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Tavşanlı Asliye Ceza Mahkemesi’nin 31.10.2006 tarih ve 2006/8-439 E.-K. sayılı ilamındaki mahkumiyetinin, TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde tanımı yapılan dolandırıcılık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek, Tavşanlı Asliye Ceza Mahkemesi’nin 31.10.2006 tarih ve 2006/8-439 E.-K. sayılı ilamı yönünden, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı, katılan … ile sanık müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 14.03.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.