Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/15677 E. 2017/3597 K. 04.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15677
KARAR NO : 2017/3597
KARAR TARİHİ : 04.04.2017

MAHKEMESİ : … Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahkemece 26.09.2013 tarihinde verilen hükmü, 1 aylık temyiz süresinin son gününün hafta sonuna denk gelmesi nedeniyle ilk iş günü olan 28.10.2013 tarihinde temyiz eden üst Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine dair 05.11.2013 tarihli ek kararının kaldırılması ile yapılan incelemede:
Sanığın olaydan hemen sonra katılan ve tanık tarafından, fotoğraf üzerinden kesin olarak teşhis edildiği, katılan ile tanığın bu teşhis işlemini duruşmada da doğruladıkları, ancak aradan uzun zaman geçmesi sebebiyle her ne kadar duruşmada yüzleştirildiklerinde sanığı kesin olarak teşhis edememişler ise de, katılan ile tanığın duruşmada alınan beyanlarında eve gelen bayanlardan birinin dosyadaki sanığa ait kimlik fotokopisi üzerindeki fotoğrafa benzediğini söylemeleri karşısında, mahkemenin mahkumiyete ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki eksik inceleme nedeniyle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısı ile sanık … …’in temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünden “b” bendinin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.04.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.