Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/16013 E. 2017/3550 K. 04.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16013
KARAR NO : 2017/3550
KARAR TARİHİ : 04.04.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1 – Mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık …’ın Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2011 tarih, 269-435 sayılı ilamına konu 1 yıl 8 ay hapis cezası nedeniyle, sanık …’in ise İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/12/2008 tarih, 542-1064 sayılı ilamına konu 2 yıl hapis cezası nedeniyle mükerrir olduğu halde, her bir sanık açısından diğer sanığa ait ilamın tekerrüre esas alınması suretiyle karışıklığa neden olunması,
2- Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’in temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, yine tekerrürlere ilişkin hüküm fıkralarından sanık …’ın Kocaeli 1. Asilye Ceza Mahkemesinin 21/09/2011 tarih, 269-435 sayılı ilamına konu 1 yıl 8 ay hapis cezası nedeniyle, sanık … ise İstanbul Anadolu 22. Asilye Ceza Mahkemesinin 02/12/2008 tarih, 542-1064 sayılı ilamına konu 2 yıl hapis cezası nedeniyle mükerrir olduğu şeklinde düzeltilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2 – Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Sanıkların kovalamaca sonucu yakalandığı sırada mağdurun evinden çalınan oğluna ait pasaportun sanık …’ın üzerinden ele geçirildiği, suça konu ziynet eşyalarının ise sanıkların üzerinde çıkmadığı ve bir gün sonra Cumhuriyet Savcısına ifade veren sanık … tarafından ziynet eşyalarının iade edildiğinin anlaşılması karşısında, kısmi iade nedeniyle mağdurdan rızası sorulup sonucuna göre TCK’nın 168/1-4 maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2- Sanık …’ın Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2011 tarih, 269-435 sayılı ilamına konu 1 yıl 8 ay hapis cezası nedeniyle, sanık …’in ise İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/12/2008 tarih, 542-1064 sayılı ilamına konu 2 yıl hapis cezası nedeniyle mükerrir olduğu halde, her bir sanık açısından diğer sanığa ait ilamın tekerrüre esas alınması suretiyle karışıklığa neden olunması,
3- Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’in temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 04.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.