YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17205
KARAR NO : 2017/5192
KARAR TARİHİ : 10.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme, resmi belgede sahtecilik, iftira
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I) Üst Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmü 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir aylık süre geçtikten sonra temyiz eden o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanık hakkında mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma, resmi belgede sahtecilik, iftira suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanığın dosyası ayrılan arkadaşları ile birlikte müşteki …’a ait kuyumcu dükkanına, işyeri duvarına bitişik bir başka iş yerinin deposuna girerek duvarı deldikleri sırada ihbar üzerine kolluk görevlilerince yakalandıkları anlaşılmakla; mala zarar verme suçun tamamlandığı halde yazılı şekilde teşebbüs hükümleri uyarınca indirim yapılması ile birden fazla kişi ile gerçekleştirildiği anlaşılan işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
2- Adli emanetin 2009/1038 sırasına kayıtlı sahte nüfus cüzdanının delil olarak dosyada saklanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” çıkarılarak yerine, “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına”ve yine hüküm fıkrasından müsadereye ilişkin olan ” Sanıktan ele geçirilen ve tamamen sahte olduğu anlaşılan,adli emanetin 2009/1038 sırasına kayıtlı 1 adet mühürlü zarf içerisinde … adına düzenlenmiş I-11/80753 seri numaralı nüfus cüzdanının müsaderesine” cümlesindeki “müsaderesine” ibaresinin kaldırılarak “dosyada delil olarak saklanmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yargılama sırasında suçunu ikrar ettiği ve pişman olduğunu beyan ettiği gerekçesiyle mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma, resmi belgede sahtecilik, iftira suçlarından kurulan hükümlerde” fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları lehine indirim sebebi kabul edilerek sanık hakkında “TCK’nun 62. maddesinin uygulanmasına karar verildiği halde, hırsızlığa teşebbüs suçu nedeniyle hüküm kurulurken “yargılama sırasındaki tutum ve davranışları ve çelişkili ifadeleri dikkate alınarak TCK’nun 62. maddesinin uygulanmamasına” karar verilmek suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
2- Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 10.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.